Adalet_İldoğan

SİVEREK — Karacadağ’ın eteklerinde, rüzgârın siyah bazalt taşlarına fısıldadığı Siverek sokakları, zamanın durduğu bir tarihe tanıklık ediyor. Mezopotamya’nın çok kültürlü yapısını bağrında taşıyan bu kadim ilçe; taş evlerin serin avlularında, kemerli kapılarında ve ince el işçiliğiyle bezenmiş detaylarında devasa bir hafıza barındırıyor.

Gazeteci Hasan YAYAN’ ın izlenimleri

​Bu tarihi mirası yalnızca izlemekle kalmayıp yaşatmak amacıyla kurulan Siverek Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği, ilçenin öz değerlerini geleceğe taşımayı misyon ediniyor. Dernek, tarihi taş evlerin sadece birer mimari yapı değil, köklü bir yaşam kültürünün taşıyıcısı olduğunu her fırsatta vurguluyor.

​Dayanışmanın ve Kültürün Ortak Adresi

​Hem Siverek’te yaşayan hem de gurbetteki hemşehrilerini tek çatı altında toplayan dernek, bölgesel ve ulusal düzeyde farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Derneğin kuruluş vizyonu şu ifadelerle özetleniyor:

​”Siverek Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneğimizi kurarken amacımız; Siverek’in kültürünü, tarihini, edebiyatını, sanatını ve sosyal-ekonomik değerlerini ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmak; Siverek’e gönül vermiş, gerek ilçede gerekse yurt içi ve yurt dışında yaşayan hemşehrilerimizi bir araya getirerek ortak bir buluşma alanı yaratmak ve üyeler arasında yardımlaşma bilincini geliştirmektir.”

​Dernek yetkilileri, bu kararlı duruşun, yılların ihmaline karşı tarihi Siverek evlerinin yeniden canlanması için en büyük umut kaynağı olduğunu belirtiyor.

​Bazalt Taşlı Sokaklarda: Siyah Taşın Asaleti

​Dernek yöneticilerinin ve kültür gönüllülerinin rehberliğinde gezilen sokaklarda, Siverek’in meşhur “karataş” mimarisi dikkat çekiyor:

  • Doğal iklim mucizesi: Karacadağ’ın lavlarından oluşan bazalt taşlar, evleri yazın sıcaktan, kışın soğuktan koruyan doğal bir kalkan işlevi görüyor.
  • Avlu (hayat) ve eyvan kültürü: Yüksek duvarların ardındaki geniş avlular ve eyvanlar, Siverek’in aile yapısını ve misafirperverlik geleneğini yansıtıyor.
  • Kozmopolit izler: Türk, Kürt, Arap ve Ermeni ustaların elinden çıkan taş işlemeleri, kapı tokmakları ve pencere kemerleri, ilçenin yüzyıllara dayanan çok kültürlü dokusunu gözler önüne seriyor.

​”Süveyda”dan Bugüne Siverek Hafızası

​Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği Başkanı Adalet İldoğan ve egitimci Şerif İldoğan, ilçenin tarihine ve insanına dair şu değerlendirmelerde bulundu:

​İldoğan, “Siverek” adının, Araplarda “kalbin üzerindeki nokta” anlamına gelen “Süveyda” kelimesiyle bağlantılı olabileceğini ifade etti. İlçenin geçmişte çok sayıda önemli isim yetiştirdiğine dikkat çeken İldoğan; Milli Aşiret Reisi İbrahim Paşa’nın Ömer Ağa’sından Mustafa Remzi Bucak’a, Faik Bucak’tan Ali Dara Karahan’a kadar birçok değerin Siverek kökenli olduğunu vurguladı. Ayrıca Siverek’in, Türkiye genelinde genç nüfus (19 yaş) yoğunluğu bakımından öne çıkan ilçelerden biri olduğunu belirtti.

​Seferberlik döneminde Rus çarlık ordusunun ilerlemesiyle çok sayıda muhacirin Siverek’e yerleştiğini hatırlatan İldoğan, bugün ilçe nüfusunun yaklaşık yarısının muhacirlerden, yarısının ise yerli halktan oluştuğunu söyledi. Bu göçmenlerin zamanla çobanlıktan mal sahipliğine, ticarete ve esnaflığa uzanan bir gelişim gösterdiğini aktardı.

​İldoğan, konuşmasında ayrıca Abdülsettar Efendi gibi din adamlarının ve Urfa’nın kurtuluş mücadelesinde emeği geçen isimlerin Siverek’te yetiştiğine; Mehmet Salih Bedran gibi Bedran ailesine mensup kişilerin ise Şanlıurfa’ya uzanan köklü bir mirası temsil ettiğine değindi.

​Siverek’in Tarihine Sahip Çıkan Vizyon

​Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği Başkanı Şerif İldoğan, ilçenin tarihine ve insanına dair değerlendirmelerde bulunurken, Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak‘ın ilçenin tarihi dokusunun korunması ve yaşatılması hususunda büyük bir özveriyle çalışarak önemli emekler ortaya koyduğunun altını çizdi. İldoğan, bu tür yerel yönetim desteklerinin kadim şehrin geleceğe taşınmasında en büyük güç olduğunu vurguladı.

HABERİN VİDEOSUNU İZLE

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir